
''Zor zamanlardı tabi hayat pahalı, tüm zorluklara rağmen okumaya çalışıyosun, yaşama derdi de bi yandan...'' Küçük peaceseller böyle özetliyordu lise günlerini. İzmir Fen'in gözbebeği, ailesinin medar-ı iftiharıydı O. Hem derslerine çok çalışıyor hem de inşaata girip harçlığını çıkarıyordu. Ahh bir de çalışma saatlerinde başına bela olan oğlancılar olmasaydı... ''Gururum kırılıyordu, sinirleniyordum ama yine de efendiliğimi korumaya çalışıyordum.'' diyor peaceseller bu konuda, daha da fazla uzatmıyoruz bizler de, anlıyoruz gururunun incindiğini. O zamanlar bir de canyoldaşı edinmiş kendisine, elinden düşürmediği küreği.
''Kardeşim gibiydi küreğim benim için. Onla sevinip onla üzülürdüm. Ne zaman bir derdim olsa hiç sıkılmadan usanmadan dinlerdi beni sonuna kadar.'' Bir de fotoğrafı var küreğiyle. Bu fotoğraftaki duruşu herşeyi anlatıyor aslında bizlere.(Ben açıklamak istemiyorum neyi anlattığını siz anlayın biraz da)Evet efendim sıkılmadan okudunuz ve hala ''ee nolmuş yani herkesin böyle bi hikayesi vardır zaten'' diyor olabilirsiniz. Ben de ''nereye vardır tarraam adam çalışıp azmetmiş işte hangi biriniz bu zorluklara katlandınız ömrünüzde'' demiycem zaten. Araştırmacı gazeteceliğim bu kadar kardeşim napalım. Ben de bir Teslayla, bir Kafkayla oturup konuşmak isterdim ama buna gücümüz yetiyo işte. Bu da peaceseller ın hikayesidir abicim ilerde büyük adam olunca şu an bana ''ehir ehir'' diye gülenlerin suratına çarpıcam bu röportajı görürsünüz lan.
1 yorum:
abicm o peaceseller ın cin bakısına gelen serkanımı destekliyorum.ben olsam ban de giderdim. o ne el arabası kullanıstır be
Yorum Gönder